
Yükleniyor

Latince “Mikrotia” yani “küçük kulak” olarak adlandırılan bu durum kulak kepçesi yanı sıra dış kulak yolu ve orta kulak yapılarını da etkileyen bir doğumsal gelişim anomalisidir.
Mikrotia hastalığını sizlere anlatabilmek için tıp literatüründe yer alan bilgiler ve kendi deneyimlerimizden yola çıkarak hazırladığımız ve “Mikrotia Gerçekleri” adını verdiğimiz tabloyu incelerseniz bu doğumsal anomali hakkındaki tüm önemli hususları bir arada görebilirsiniz.
Mikrotia dünya genelinde yaklaşık 10.000 doğumda 1 görülmektedir.
Mikrotia hastalığı erkek çocuklarda kız çocuklara göre yaklaşık 2 kat daha fazla görülmektedir.
Vakaların yaklaşık %90’ı tek taraflı mikrotia şeklinde görülür ancak nadiren iki tarafın tutulduğu durumlar da olabilir.
Tek taraflı vakalarda sağ kulakta mikrotia görülme oranı sol kulağa göre yaklaşık 2 kat daha fazladır.
Vakaların yaklaşık %30’u sendromik mikrotia olarak değerlendirilir. Bu durumlarda mikrotia ile birlikte diğer doğumsal anomaliler de görülebilir.
Mikrotia bazı toplumlarda daha sık görülmektedir. Özellikle Asyalılar, Amerikan yerlileri ve Hispanik toplumlarda görülme oranı daha yüksektir.

Mikrotia sıklıkla kulak atrezisi ve orta kulak gelişim geriliği ile birlikte görülür. Bu nedenle mikrotialı çocukların yaklaşık %90’ında iletim tipi işitme kaybı bulunmaktadır.
Mikrotia hastaları dış görünüm açısından farklılıklar gösterebilir. Ancak temel olarak 3 mikrotia derecesi ve ayrıca anotia olarak adlandırılan ileri derece bir durum bulunmaktadır.

1. derece mikrotia durumunda kulak şekli genel olarak normale yakındır ancak boyut olarak küçüktür. Bu hastalarda kulak kanalı genellikle normaldir.
2. derece mikrotia vakalarında kulağın üst bölümlerinde belirgin gelişim geriliği ve şekil bozukluğu vardır ancak alt bölümler nispeten normaldir. Kulak kanalı çoğunlukla kapalıdır.
3. derece mikrotia en sık görülen tiptir. Kulak kepçesi yerine içinde deforme kıkırdak dokusu bulunan küçük bir oluşum vardır. Kulak kanalı tamamen kapalıdır.
Anotia yani 4. derece mikrotia durumunda kulak kepçesine ait hiçbir yapı bulunmaz ve bu durum doğuştan kulak yokluğu olarak tanımlanır.